Bu çalışma, içimdeki derin çaresizlikten ve acıdan doğdu. İnsanı ayakta tutan omurga burada yerde; çünkü hiçbir şeye gücüm kalmadı. Belirginleşen kaburgalar fiziksel zayıflığı değil, yaşanan çaresizliğin beni yiyip bitirdiğini simgeliyor. Toprak ise insanın yaşarken de ruhunun ölebileceğini gösteriyor; beden yavaş yavaş toprağa karışıyor ve kendini diri diri karanlığa gömüyor.